Andy Stanton   David Tazzyman

Çocuklardan, hayvanlardan, çiçeklerden, temizlikten, kısaca güzel olan her şeyden nefret eden Bay Çiklet’ten bir türlü nefret edemiyorum. Hatta onu seviyorum. Sakalında uçuşan sinekleri bile seviyorum.

Bu kitabı yalnızken okumanı şiddetle tavsiye ederim. Çünkü çevreden sürekli “Ne oldu?”,  “Neden güldün?”, “Nedir bu kadar komik olun?”, “Yeter artık yahu!” gibi tepkiler alabilirsin. Tutamıyor ki insan kendini, komik baya yani. Andy Stanton kesinlikle tanışılması gereken bir yazar. Bay Çiklet şu an dört kitaplık bir seri, hepsi birbirinden iyi.

06.10.10
dropshadow
✏ Hacer Kılcıoğlu   ✒ Mustafa Ahmet Kara
Şişman falan değilim ben. Hatta kalın bir mont giydiğimde kürdan sokulmuş patatese benzerim mont yüzünden. Ama kitabı okurken yüz yirmi kilo falandım, Hacer hanımın hissettirdikleri sayesinde. İşin daha da iyisi, bununla nasıl başa çıkacağımı da biliyordum. Dil çok iyi, ileti çok iyi, kitap çok iyi, yazar tartışılmaz.

Hacer Kılcıoğlu   Mustafa Ahmet Kara

Şişman falan değilim ben. Hatta kalın bir mont giydiğimde kürdan sokulmuş patatese benzerim mont yüzünden. Ama kitabı okurken yüz yirmi kilo falandım, Hacer hanımın hissettirdikleri sayesinde. İşin daha da iyisi, bununla nasıl başa çıkacağımı da biliyordum. Dil çok iyi, ileti çok iyi, kitap çok iyi, yazar tartışılmaz.

06.10.10
dropshadow
✏ Eric Frank Russell
Bu bir çocuk kitabı değil. Ama yetişkinliğe merdiven dayamış herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Okuduğum en iyi kitaplardan biri kendisi. Her ne kadar Metis yeni baskılarını yapmıyor olsa da, belki bir gün yapar yine. Yani bulmak biraz zor, sahaf sahaf dolaşmak gerekebilir. Bu bir ütopya demeye dilim varmıyor. Kitap, Gandhi’nin adını nedereyse hiç geçirmeden, Gandhi’nin fikirlerini anlatıyor. Bunun yanında bir ütopya. (Dilim varmasa da dedim, evet.) Zaten saçmalık orada başlıyor, ütopya için ‘yaşanamayacak şeyler’ gibi bir tanım kullanılır kabaca. Oysa Gandhi de fikirleri de yaşadı. Ve Sonra Hiç Kalmadı, bize ‘Gandhi’nin fikirleri binlerce yıl yaşasaydı nasıl olurdu’yu gösteriyor.

Eric Frank Russell

Bu bir çocuk kitabı değil. Ama yetişkinliğe merdiven dayamış herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Okuduğum en iyi kitaplardan biri kendisi. Her ne kadar Metis yeni baskılarını yapmıyor olsa da, belki bir gün yapar yine. Yani bulmak biraz zor, sahaf sahaf dolaşmak gerekebilir. Bu bir ütopya demeye dilim varmıyor. Kitap, Gandhi’nin adını nedereyse hiç geçirmeden, Gandhi’nin fikirlerini anlatıyor. Bunun yanında bir ütopya. (Dilim varmasa da dedim, evet.) Zaten saçmalık orada başlıyor, ütopya için ‘yaşanamayacak şeyler’ gibi bir tanım kullanılır kabaca. Oysa Gandhi de fikirleri de yaşadı. Ve Sonra Hiç Kalmadı, bize ‘Gandhi’nin fikirleri binlerce yıl yaşasaydı nasıl olurdu’yu gösteriyor.

06.10.10
dropshadow

Ursula K. Le Guin   S. D. Schindler

Kanatlı Kediler Masalı, dört kitaptan oluşan bir seri. Le Guin’i Mülksüzler’iyle tanıdım ben. Sonra Yerdeniz Üçlemesiyle (Beşleme mi oldu sonradan, altılama mı, ben de karıştırdım) devam ettim. Kanatlı Kediler Masalı, son okuduğum kitabı. Çocukken tanışmayı dilerdim. Çevremdeki yazar dostlarıma da önerdiğim bir seri Kanatlı Kediler Masalı. O kadar “Söylemeden anlatıyor” ki dil kendini, sana apışıp kalmak düşüyor okurken.

06.10.10
dropshadow
✏ Meral Karamük Uğruşan   ✒ Anıl Tortop
Meral Hanım’ın eğlenceli dili afacan bir dedeyle buluşunca, bir de bunlara çikolata fabrikası kurmak isteyen bir torun eklenince, tadından yenmeyen bir kitap oluyor. Kitaptaki dede, zor bir dede. Neyse ki torun onunla baş edebiliyor. Çikolata fabrikası kurmak kiim, sekiz yaşındaki çocuk kim deme, Reha epey azimli. Fabrikaya giden yollarda tavuklarla, ağaçlarla, arkadaşlarıyla ve elbette dedesiyle mücadele edecek.

Meral Karamük Uğruşan   Anıl Tortop

Meral Hanım’ın eğlenceli dili afacan bir dedeyle buluşunca, bir de bunlara çikolata fabrikası kurmak isteyen bir torun eklenince, tadından yenmeyen bir kitap oluyor. Kitaptaki dede, zor bir dede. Neyse ki torun onunla baş edebiliyor. Çikolata fabrikası kurmak kiim, sekiz yaşındaki çocuk kim deme, Reha epey azimli. Fabrikaya giden yollarda tavuklarla, ağaçlarla, arkadaşlarıyla ve elbette dedesiyle mücadele edecek.

1 06.10.10
dropshadow

Rene Goscinny   Sempé

Sanırım bu ölümsüz bir seri. Sekiz dokuz yaşlarında bu seriyi okuduğumu hatırlıyorum. Şimdi tekrar okuduğumda, doğrularımın - yanlışlarımın bir kısmını  Pıtırcık’ın sayesinde oluşturduğumu görüyorum. Bana inanılmaz bir katkısı olmuş serinin, “Ben” olmam sürecinde. Yazara, çizere, beni bu seriyle buluşturan babama sonsuz teşekkürler. Pıtırcık, bizim Hababam’ın Fransız versiyonu diyebilirim kabaca. “Hababam Sınıfı”nı okuduğunda - izlediğinde gözlerin yaşarıyorsa kesinlikle Pıtırcık’la tanışma zamanın gelmiş demektir.

06.10.10
dropshadow
✏ Vladimir Tumanov

Haritada Kaybolmak, Kraliçeyi Kurtarmak gibi biraz ‘öğretici’ öğelere sahip bir kitap. Buna rağmen kendini okutmayı, gelecek sayfada neler olacak diye merak ettirmeyi başaran; öğreticiliğinde sıkıcılık olmayan bir kitap. Belki ben bunları yazmamış olsam ‘hani, ne öğreticiliği, ne diyorsun sen’ falan da dersin hatta. En iyisi bu yazıyı unut ve Haritada Kaybolmak’ı oku.

Vladimir Tumanov

Haritada Kaybolmak, Kraliçeyi Kurtarmak gibi biraz ‘öğretici’ öğelere sahip bir kitap. Buna rağmen kendini okutmayı, gelecek sayfada neler olacak diye merak ettirmeyi başaran; öğreticiliğinde sıkıcılık olmayan bir kitap. Belki ben bunları yazmamış olsam ‘hani, ne öğreticiliği, ne diyorsun sen’ falan da dersin hatta. En iyisi bu yazıyı unut ve Haritada Kaybolmak’ı oku.

06.10.10
dropshadow

✏Brigitte Labbé, Michel Puech   ✒ Jacques Azam

Bu yalnızca bir çocuk kitabı değil. Bu yalnızca bir kitap değil. Bu bir “İnsansan okumalısın” yapıtı. Tek tek kitaplardan söz etmek istemiyorum, hepsi birbirinden değerli çünkü. Şunu söyleyebilirim ama, ben kitabı otuz yaşımda okuduktan sonra hayatımda ister istemez değişiklikler oldu. Bu değişiklikleri sekiz - dokuz yaşlarında da yapabilirdim, ama o zaman “Çıtır Çıtır Felsefe” serisi yoktu. İyi ki şimdi var, iyi ki şimdiki çocuklar benden şanslı. Hemen şimdi, bilgisayarın başından kalk, en yakın kitapevine git, bu seriden bir kitap al, hangisi olursa olsun. Zaten devamını sen de merak edeceksin.

06.10.10
dropshadow
✏ Nevzat Erkmen   ✒ Anıl Tortop
Kaç yaşında olursan ol, bu kitabı okuman gerekiyor. Belki on beş yaşındasın ve anne babanla sorunların var. Belki 45 yaşındasın ve çocuklarınla sorunların var. Nevzat Erkmen, bir pedagog yaklaşımıyla sorunlarının düğümlerini çözmene yardım ediyor. Kitabı okuduktan sonra çevre ve ruh kirliliğiyle ilgili edineceğin küçük - büyük kazanımlar olacağından eminim.

✏ Nevzat Erkmen   ✒ Anıl Tortop

Kaç yaşında olursan ol, bu kitabı okuman gerekiyor. Belki on beş yaşındasın ve anne babanla sorunların var. Belki 45 yaşındasın ve çocuklarınla sorunların var. Nevzat Erkmen, bir pedagog yaklaşımıyla sorunlarının düğümlerini çözmene yardım ediyor. Kitabı okuduktan sonra çevre ve ruh kirliliğiyle ilgili edineceğin küçük - büyük kazanımlar olacağından eminim.

06.10.10
dropshadow
✏ Christine Nöstlinger   ✒ Gözde Bitir Sındırgı

Nöstlinger, en sevdiğim yazarlardan. Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk da (Ya da Konrad) eğlenceli bir kitabı. Nöstlinger’in çocukları genellikle biraz ‘ters’ olur. Ters olmayanı ‘Afacan’dır. Afacan olmayanı ‘Tembel’dir. O da değilse ‘Başka’dır.
Konrad, ‘Başka’ bir çocuk. Konserve tenekesinden çıkmasından belli değil mi zaten? 

Christine Nöstlinger   Gözde Bitir Sındırgı

Nöstlinger, en sevdiğim yazarlardan. Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk da (Ya da Konrad) eğlenceli bir kitabı. Nöstlinger’in çocukları genellikle biraz ‘ters’ olur. Ters olmayanı ‘Afacan’dır. Afacan olmayanı ‘Tembel’dir. O da değilse ‘Başka’dır.

Konrad, ‘Başka’ bir çocuk. Konserve tenekesinden çıkmasından belli değil mi zaten? 

05.26.10
dropshadow
Ejderhaca Nasıl Konuşursun
✏  ✒ Cressida Cowell
Devam kitaplarını, devam filmlerini sevmiyorum. Bana fazla ticari geliyor ve genellikle ‘devam’ eden şey öncekilerin başarısında olmuyor. Ancak serinin üçüncü kitabı olan Ejderhaca Nasıl Konuşursun, ilk ikisinin önüne geçmiş. Dil çok eğlenceli. Özellikle ejderha sözlüğüne bayıldım. Oldukça yaratıcı sözcük buluşları var sözlükte. Son yılların modası olan ‘ejderha’ları ve ‘sıradan bir karakteri kahraman yapıp taçlandırma’yı, diğer örneklerinin çok üzerinde bir güçle başarıyor kitap. Kitapla ilgili son bir konu: Yazara fena halde gıcık oluyorum. “Ben iyi bir çizerim” diyen binlerce insandan çok daha iyi çizebilir mi bir yazar yahu? Yazarın kimi zaman argoya varan dili, çizerin kimi zaman karalamaya varan çizgisiyle çok uyumlu. Her iki genellikle sevilmeyen durum da, bu kitapta kendini bir şekilde sevdiriyor okuyucuya.

Ejderhaca Nasıl Konuşursun

✏  ✒ Cressida Cowell

Devam kitaplarını, devam filmlerini sevmiyorum. Bana fazla ticari geliyor ve genellikle ‘devam’ eden şey öncekilerin başarısında olmuyor. Ancak serinin üçüncü kitabı olan Ejderhaca Nasıl Konuşursun, ilk ikisinin önüne geçmiş. Dil çok eğlenceli. Özellikle ejderha sözlüğüne bayıldım. Oldukça yaratıcı sözcük buluşları var sözlükte. Son yılların modası olan ‘ejderha’ları ve ‘sıradan bir karakteri kahraman yapıp taçlandırma’yı, diğer örneklerinin çok üzerinde bir güçle başarıyor kitap. Kitapla ilgili son bir konu: Yazara fena halde gıcık oluyorum. “Ben iyi bir çizerim” diyen binlerce insandan çok daha iyi çizebilir mi bir yazar yahu? Yazarın kimi zaman argoya varan dili, çizerin kimi zaman karalamaya varan çizgisiyle çok uyumlu. Her iki genellikle sevilmeyen durum da, bu kitapta kendini bir şekilde sevdiriyor okuyucuya.

05.22.10
dropshadow
Kırmızı Başlıklı Ispanak
✏ Miyase Sertbarut   ✒ Beyza Tükel
Kırmızı başlıklı kızı biliyoruz. Türlü türlü uyarlaması yapıldı, nükleer başlıklı kız dahil. Bu kitabı o uyarlamalardan sanmayın. Fazlası var içinde. Bir masalla yola çıkan sıradan bir ıspanağın yolculuğu bu. Derine inecek olursak bin türlü öğreti çıkarabiliriz kitaptan, ama belirtmek istediğim bu değil. Miyase hanımın dili öyle incelikli kullanmış ki, bu her şeyin önüne geçmiş. Kitabı okuyunca insan kıskanıyor,  neden neden neden diye. Daha ne diyeyim?

Kırmızı Başlıklı Ispanak

✏ Miyase Sertbarut   ✒ Beyza Tükel

Kırmızı başlıklı kızı biliyoruz. Türlü türlü uyarlaması yapıldı, nükleer başlıklı kız dahil. Bu kitabı o uyarlamalardan sanmayın. Fazlası var içinde. Bir masalla yola çıkan sıradan bir ıspanağın yolculuğu bu. Derine inecek olursak bin türlü öğreti çıkarabiliriz kitaptan, ama belirtmek istediğim bu değil. Miyase hanımın dili öyle incelikli kullanmış ki, bu her şeyin önüne geçmiş. Kitabı okuyunca insan kıskanıyor,  neden neden neden diye. Daha ne diyeyim?

05.11.10
dropshadow
Tom Trueheart
✏ ✒ Ian Beck
Serinin kitaplarını tek tek yazmayacağım, fikir versem yeter dedim. (Şu an iki kitabı var, Ian Beck’e yalvarmamız sonucu yenileri yazılabilir, Fatih Erdoğan’a ağlamamız sonucu yazdıkları çevrilebilir.) Yaratıcılığın sınırlarını zorlayan masallar buluyoruz Tom Truehart serisinde. Hani masalın formu bellidir, yaratıcılık bir yere kadardır falan deriz ya, sakın öyle demeyin. Üstelik bildik masallarla, Rapunzel’le, Külkedisi’yle falan yola çıkmış Ian Beck. Bekliyorum, filmi ne zaman olur diye. Bir sitesi var, bakmak isteyenlere.

Tom Trueheart

✏ ✒ Ian Beck

Serinin kitaplarını tek tek yazmayacağım, fikir versem yeter dedim. (Şu an iki kitabı var, Ian Beck’e yalvarmamız sonucu yenileri yazılabilir, Fatih Erdoğan’a ağlamamız sonucu yazdıkları çevrilebilir.) Yaratıcılığın sınırlarını zorlayan masallar buluyoruz Tom Truehart serisinde. Hani masalın formu bellidir, yaratıcılık bir yere kadardır falan deriz ya, sakın öyle demeyin. Üstelik bildik masallarla, Rapunzel’le, Külkedisi’yle falan yola çıkmış Ian Beck. Bekliyorum, filmi ne zaman olur diye. Bir sitesi var, bakmak isteyenlere.

03.01.10
dropshadow
Konuşmak Yok
✏ Andrew Clements
Andrew Clements beni üzdü bu kitapla. Kitap çok iyi. Niye üzüldüm peki? Çünkü yine aynı şeyi yazmış. Findel’le bir yolculuğa çıktım. O kadar beğendim ki, okuduğum en iyi kitaplardan biri dedim. Muhtemelen binlerce insan benim dediğimi dedi. Sonra sayın Clements bir benzerini daha yazmış, Karne Oyunu’nda olduğu gibi. Ha, sakın aldanmayın bana, kitap inanılmaz başarılı tüm söylediklerime rağmen. Ama yazar Andrew Clements olunca, beklentimi fazlaca yükseltiyor. Tüm söylediklerime rağmen, Konuşmak Yok’u çok begeneceğinden eminim.

Konuşmak Yok

✏ Andrew Clements

Andrew Clements beni üzdü bu kitapla. Kitap çok iyi. Niye üzüldüm peki? Çünkü yine aynı şeyi yazmış. Findel’le bir yolculuğa çıktım. O kadar beğendim ki, okuduğum en iyi kitaplardan biri dedim. Muhtemelen binlerce insan benim dediğimi dedi. Sonra sayın Clements bir benzerini daha yazmış, Karne Oyunu’nda olduğu gibi. Ha, sakın aldanmayın bana, kitap inanılmaz başarılı tüm söylediklerime rağmen. Ama yazar Andrew Clements olunca, beklentimi fazlaca yükseltiyor. Tüm söylediklerime rağmen, Konuşmak Yok’u çok begeneceğinden eminim.

02.17.10
dropshadow
Bunun Adı Findel
✏ Andrew Clements   ✒ Brian Seiznick
Bu kitaba ne demeli, bilmiyorum. Kısaca fikir vermek neredeyse olanaksız. Hani kitabın tamamını yazsam, ancak o zaman anlaşılacak. Siz iyisi mi bana güvenin, gidin bulun alın bu kitabı. İlk fırsatta okuyun. Hani ‘Küçük Prens’ vardır ya, tüm yetişkinlerin okuması gereken çocuk kitabı, bu da öyle bir şey bence. Okuduğum en iyi çocuk kitaplarından diyemiyorum bu kitaba, okuduğum en iyi kitaplardan diyorum.

Bunun Adı Findel

✏ Andrew Clements   ✒ Brian Seiznick

Bu kitaba ne demeli, bilmiyorum. Kısaca fikir vermek neredeyse olanaksız. Hani kitabın tamamını yazsam, ancak o zaman anlaşılacak. Siz iyisi mi bana güvenin, gidin bulun alın bu kitabı. İlk fırsatta okuyun. Hani ‘Küçük Prens’ vardır ya, tüm yetişkinlerin okuması gereken çocuk kitabı, bu da öyle bir şey bence. Okuduğum en iyi çocuk kitaplarından diyemiyorum bu kitaba, okuduğum en iyi kitaplardan diyorum.

02.17.10
dropshadow